Devlet Destekleri ve Mali Haklardan Nasıl Yararlanılır?
Kentsel dönüşüm süreci yalnızca teknik ve hukuki değil, aynı zamanda ciddi bir finansman planlaması gerektirir. Malikler, müteahhitle yapılacak paylaşımın yanı sıra kira yardımı, taşınma desteği, faiz destekli kredi, hibe ve çeşitli vergi–harç istisnalarından yararlanabilir.
Ancak bu destekler kendiliğinden verilmez. Yapının hukuki statüsü, başvuran kişinin malik, kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olması, başvuru süresi, seçilen finansman modeli ve başvuru belgeleri sonucu doğrudan etkiler. Ayrıca bazı desteklerden birlikte yararlanılması mümkün değildir.
Aşağıdaki bilgiler 29 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan genel düzenlemeler ve açıklanmış güncel programlar esas alınarak hazırlanmıştır. Destek tutarları ve kampanya şartları değişebileceğinden başvuru öncesinde güncel resmî düzenleme kontrol edilmelidir.
1. Kentsel dönüşümde hangi devlet destekleri bulunmaktadır?
6306 sayılı Kanun kapsamındaki bir dönüşümde gündeme gelebilecek destekler genel olarak dört grupta toplanabilir:
- Maliklere aylık kira yardımı veya geçici konut tahsisi,
- Kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerine tek seferlik taşınma ya da kira yardımı,
- Bankalardan kullanılacak krediler için faiz desteği,
- Noter, tapu, belediye, damga vergisi ve bazı diğer işlem giderlerine ilişkin istisnalar.
Bunların yanında belirli şehirler veya projeler için özel programlar uygulanabilir. İstanbul’daki Yarısı Bizden Kampanyası ile 2026 yılında uygulamaya geçirilen İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi bu özel finansman modellerinin başlıca örnekleridir. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
Her destek aynı hukuki temele ve aynı başvuru şartlarına sahip değildir. Örneğin kira yardımı doğrudan hak sahibine yönelikken, bazı hibe ve kredi programlarında ödemeler inşaatın ilerleme seviyesine göre yükleniciye yapılabilir.
Pratik Öneri
Müteahhitle sözleşme imzalamadan önce bütün maliklerin yararlanabileceği desteklerin bir tablosu hazırlanmalıdır. Hibe, kredi, kira yardımı ve taşınma desteğinin kime ait olacağı sözleşmede açıkça gösterilmelidir.
2. Kira yardımından kimler yararlanabilir ve ödeme ne kadar sürer?
Anlaşma yoluyla tahliye edilen riskli yapılardaki maliklere aylık kira yardımı yapılabilir. Riskli alan dışında bulunan münferit riskli yapılarda yardım süresi 18 ay, riskli alan ve rezerv yapı alanlarında ise ilgili kurum tarafından belirlenecek şekilde en fazla 36 ay olabilir. Kira yardımı yerine, imkân bulunması hâlinde geçici konut veya geçici işyeri tahsisi de yapılabilir. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
Aylık yardım tutarı her il için aynı değildir. Tutarlar Bakanlık tarafından belirlenmekte ve dönemsel olarak güncellenmektedir. Bu nedenle web sitesinde sabit bir kira yardımı rakamı vermek yerine, başvuru tarihindeki resmî il tablosunun esas alınacağını belirtmek daha doğru olur. İstanbul için kira desteğinin 2025 yılında aylık 8.000 TL’ye yükseltildiği açıklanmış olsa da bu tutarın sonraki dönemlerde yeniden güncellenmesi mümkündür. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Müteahhidin sözleşme gereğince ödeyeceği kira bedeli ile Bakanlık tarafından verilen kira yardımı aynı şey değildir. Maliklerin devlet yardımı alması, müteahhidin sözleşmedeki kira ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Sözleşmede aksi açık ve hukuka uygun biçimde düzenlenmemişse, iki ödeme kaynağı birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
3. Kiracılar, işyeri kiracıları ve sınırlı ayni hak sahipleri destek alabilir mi?
Evet. Riskli yapıda fiilen ikamet eden kiracılar, işyeri işleten kiracılar ve intifa hakkı gibi sınırlı ayni hak sahipleri de belirlenen şartlarla tek seferlik yardım alabilir.
Genel riskli yapı uygulamalarında kullanılan Kira Yardımı Kılavuzu’nda kiracılar için bulunduğu ildeki aylık kira yardımının iki katı tutarında, sınırlı ayni hak sahipleri için ise kılavuzda belirtilen daha yüksek katsayı üzerinden tek seferlik ödeme modeli bulunmaktadır. Kapıcı dairesinde fiilen ikamet eden kapıcılar için de özel yardım düzenlemesi mevcuttur. Uygulamanın 6306 sayılı Kanun’un 6/A maddesi kapsamında yürütülmesi hâlinde farklı taşınma yardımı kuralları uygulanabileceğinden dosyanın hangi hukuki kapsamda yürütüldüğü ayrıca kontrol edilmelidir. (Web Dosya)
Kiracının veya sınırlı ayni hak sahibinin yalnızca sözleşme göstermesi her zaman yeterli olmayabilir. Riskli yapı tespiti sırasında veya tahliye öncesinde yapıyı gerçekten kullandığını gösteren adres, abonelik, vergi levhası ya da benzeri belgeler istenebilir.
Belge Kontrolü
Kiracıların aşağıdaki belgeleri tahliyeden önce hazırlaması yararlı olur:
- Kira sözleşmesi,
- Adres bilgileri raporu,
- Elektrik, su veya doğalgaz faturaları,
- İşyeri için vergi levhası ve faaliyet belgeleri,
- Tahliye veya yıkım tutanağı,
- Başvuru sahibine ait banka hesabı.
4. Birden fazla konutu veya işyeri olan malik her biri için kira yardımı alabilir mi?
Kira yardımı, malik olunan her bağımsız bölüm için sınırsız biçimde ödenen bir destek değildir. Güncel uygulama kılavuzunda aynı hak sahibi bakımından konut ve işyeri başvuruları ayrı değerlendirilmekle birlikte, aynı türden birden fazla bağımsız bölüm için sınırsız kira yardımı öngörülmemektedir. Bir kişinin bir konutu ve bir işyeri bulunması hâlinde bunlar ayrı türler olarak değerlendirilebilir. (Web Dosya)
Bağımsız bölüm hisseli ise kira yardımının hissedarlardan hangisine ve nasıl ödeneceği ayrıca belirlenir. Aynı bağımsız bölümdeki hissedarların birbirlerine noter onaylı muvafakat veya feragatname vermesi gerekebilir. Bu nedenle hisseli tapularda bütün maliklerin ayrı ayrı başvuru yapabileceği varsayımıyla hareket edilmemelidir. (Web Dosya)
⚖️ GH Hukuk’un Değerlendirmesi
Birden fazla bağımsız bölümü bulunan kişiler, devlet yardımını müteahhitle yapılacak mali paylaşımın yerine geçen bir gelir olarak görmemelidir. Hangi bağımsız bölüm için hangi desteğin kullanılacağı ve bu desteğin inşaat maliyetine nasıl yansıtılacağı sözleşmeden önce belirlenmelidir.
5. Kira yardımına ne zaman ve nasıl başvurulmalıdır?
Güncel düzenlemeye göre başvurunun tahliye veya yıkım tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılması gerekir. Sürenin geçirilmesi hâlinde, riskli yapı statüsü devam etse bile kira yardımı hakkı kaybedilebilir. (Web Dosya)
Riskli alan ve rezerv yapı alanlarında başvuru uygulamayı yürüten kuruma; münferit riskli yapılarda ise ilgili Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne veya yetkilendirilmiş idareye yapılır. Başvurular bazı illerde e-Devlet üzerindeki Kentsel Dönüşüm Uygulaması aracılığıyla da yürütülebilir. (e-Devlet)
Başvuru sahibinin durumuna göre genellikle şu belgeler istenir:
- Başvuru formu,
- Kimlik belgesi,
- Güncel tapu kaydı,
- Riskli yapı ve tahliye/yıkım bilgileri,
- Adres veya kullanım durumunu gösteren belgeler,
- Başvuru sahibine ait banka hesap bilgisi,
- Hisseli mülkiyette gerekli muvafakatnameler.
İstenen belgeler malik, kiracı, işyeri kiracısı ve sınırlı ayni hak sahibi bakımından farklılaşabilir. (Web Dosya)
Uygulamada En Sık Yapılan Hata
Maliklerin “Bina zaten riskli yapı olarak kaydedildi; yardım kendiliğinden başlar” düşüncesiyle başvuru yapmamasıdır. Riskli yapı tespiti ile kira yardımı başvurusu farklı işlemlerdir.
6. Kira yardımı ile faiz destekli kredi birlikte alınabilir mi?
Genel 6306 sayılı Kanun uygulamasında aynı kişi için Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından hem kira yardımı hem de faiz desteği sağlanmaz. Kira yardımını tercih eden kişi faiz desteğinden; faiz destekli krediyi kullanan kişi ise aynı kapsamda kira yardımından yararlanamaz. (Web Dosya)
Bu nedenle başvuru sahibinin yalnızca ilk aylardaki ihtiyacını değil, inşaatın bütün maliyetini değerlendirmesi gerekir. On sekiz aylık kira yardımının toplam faydası ile uzun vadeli bir kredinin sağlayacağı faiz avantajı karşılaştırılmalıdır.
Müteahhit kira ödemesini üstlenmişse, bazı malikler için faiz destekli kredi daha avantajlı olabilir. Malik kendi barınma giderini karşılamak zorundaysa kira yardımı öncelik kazanabilir. Burada herkes için geçerli tek bir doğru seçenek bulunmamaktadır.
Pratik Öneri
Kira yardımı veya kredi başvurusu yapılmadan önce şu dört rakam birlikte hesaplanmalıdır:
- Devlet kira yardımının toplamı,
- Müteahhidin ödeyeceği toplam kira,
- Kullanılması gereken kredi tutarı,
- Faiz desteğinin toplam mali avantajı.
7. Faiz destekli kentsel dönüşüm kredisi nasıl kullanılır?
6306 sayılı Kanun kapsamında gerçek veya tüzel kişilerin anlaşmalı bankalardan kullanacağı kredilere devlet tarafından faiz desteği sağlanabilir. Başvurunun tahliye veya yıkım tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde Bakanlıkla protokol imzalamış bir bankaya yapılması gerekir. (İstanbul AKDM)
Faiz desteği, bankanın krediyi mutlaka onaylayacağı anlamına gelmez. Banka, başvuru sahibinin:
- Gelirini,
- Kredi ödeme gücünü,
- Mevcut borçlarını,
- Kredi notunu,
- Yaşını,
- İpotek ve teminat durumunu,
kendi bankacılık kurallarına göre değerlendirir. Bakanlığın uygunluk işlemi ile bankanın kredi tahsis kararı ayrı aşamalardır.
Faiz desteğinin oranı, kredi limiti, vadesi ve anlaşmalı bankalar dönemsel olarak değişebilir. Başvuru tarihinde Bakanlığın güncel banka listesinin ve kredi koşullarının kontrol edilmesi gerekir. Bakanlık il müdürlükleri, protokol yapılmış bankaların listesini yayımlamaktadır. (Bursa Akdm)
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kredi taksitinin ödenmemesi hâlinde faiz desteğinin durması, gecikme faizi ve banka takibi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. “Devlet destekli kredi” ifadesi, borcun geri ödenmeyeceği veya borçtan devletin sorumlu olduğu anlamına gelmez.
8. 2026 yılında açıklanan yüzde 0,69 faizli kentsel dönüşüm kredisi nedir?
İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi kapsamında şartları sağlayan gerçek kişi riskli yapı maliklerine aylık yüzde 0,69 faiz, ilk 12 ay geri ödemesiz dönem, azami 180 ay geri ödeme süresi ve 3.000.000 TL’ye kadar kredi imkânı duyurulmuştur. (Kent Sel Dirençliliği)
Kredi programı genel ve koşulsuz bir Türkiye çapı konut kredisi değildir. Resmî kredi duyurusunda İstanbul, İzmir, Manisa, Kahramanmaraş ve Tekirdağ illeri yer almakta; başvurular ARAAD sistemi ve projeyle anlaşmalı bankalar üzerinden yürütülmektedir. Projenin daha geniş kurumsal yapısında Kocaeli de proje illeri arasında gösterilmektedir; bu nedenle kredi bileşeninin başvurulan ilde fiilen açılıp açılmadığı resmî sistem üzerinden kontrol edilmelidir. (Kent Sel Dirençliliği)
Programda yalnızca yapının riskli olması yeterli değildir. Bankanın kredi değerlendirmesi, gelir–taksit oranı, proje şartları, yüklenici belgeleri ve teknik uygunluk da incelenmektedir. Bakanlığın açıklamasında aylık kredi taksitinin belgelendirilmiş hane halkı gelirinin yüzde 70’ini aşmaması gerektiği belirtilmiştir. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
GH Hukuk’tan Not
Uzun vadeli kredi, ilk bakışta dönüşüm kararını kolaylaştırabilir. Ancak maliklerin yalnızca aylık taksite değil; toplam geri ödeme tutarına, gecikme koşullarına, ipoteğe, erken ödeme hükümlerine ve müteahhit sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde kredinin durumuna da bakması gerekir.
9. Yarısı Bizden Kampanyası hangi destekleri sağlıyor?
Yarısı Bizden Kampanyası İstanbul’un 39 ilçesindeki uygun riskli yapıların dönüşümüne yönelik özel bir programdır. Güncel açıklamaya göre hak sahibinin bir konutu için:
- 875.000 TL hibe,
- 875.000 TL kredi,
- 125.000 TL taşınma desteği
olmak üzere toplam 1.875.000 TL destek sağlanmaktadır. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
İşyeri için ise:
- 437.500 TL hibe,
- 437.500 TL kredi,
- 125.000 TL taşınma desteği
olmak üzere toplam 1.000.000 TL destek açıklanmıştır. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
Kredi geri ödemeleri yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başlamakta, vade on yıla kadar çıkmakta ve geri ödemenin başladığı ilk yıl faiz uygulanmamaktadır. Kampanyanın mevcut düzenlemesine göre 31 Aralık 2026’ya kadar riskli yapı statüsü kazanan bağımsız bölümlerin yararlanabilmesine imkân tanınmıştır. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
Bina bazlı dönüşümde hak sahipleri kendi yüklenicileriyle ilerleyebilirken, alan bazlı büyük dönüşümlerde TOKİ veya Emlak Konut yapım sürecini üstlenebilir. Alan bazlı modelde hibe bina maliyetinden düşülür ve kalan tutar uygun ödeme koşullarıyla hak sahiplerine borçlandırılır. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
⚖️ GH Hukuk’un Değerlendirmesi
Yarısı Bizden desteği, müteahhidin maliklere karşı bütün mali yükümlülüklerini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Hibenin inşaat maliyetinden nasıl düşüleceği, kredinin kim tarafından kullanılacağı ve taşınma desteğinin kime ait olacağı sözleşmede açıkça yazılmalıdır.
Müteahhidin teklifini devlet desteği dâhil ve devlet desteği hariç olmak üzere iki ayrı mali tabloyla sunması daha sağlıklıdır.
10. Birden fazla konutu veya dükkânı olanlar Yarısı Bizden’den nasıl yararlanır?
Kampanyada hibe ve taşınma desteği hak sahibinin ilk konutu veya ilk işyeri bakımından özel olarak düzenlenmiştir. Diğer bağımsız bölümler için sağlanacak finansman aynı yapıda olmayabilir; ilave bağımsız bölümlerde ağırlıklı olarak kredi desteği uygulanır. Bu nedenle binadaki toplam bağımsız bölüm sayısı ile her malikin sahip olduğu bağımsız bölüm sayısı ayrı ayrı hesaplanmalıdır. (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
Aynı kişinin hem konutu hem de dükkânı bulunması, hisseli mülkiyet, miras yoluyla kazanılmış paylar veya tapudaki bağımsız bölüm niteliğinin fiilî kullanımdan farklı olması hak sahipliği hesabını etkileyebilir.
Belge Kontrolü
Başvurudan önce şu liste hazırlanmalıdır:
- Her malikin T.C. kimlik numarası,
- Malik olduğu bağımsız bölümler,
- Konut veya işyeri niteliği,
- Hisse oranı,
- Tapu ve fiilî kullanım durumu,
- Daha önce kullanılmış destekler,
- Başvurulacak hibe, kredi ve taşınma desteği.
Bu çalışma yapılmadan yalnızca bina toplamı üzerinden destek hesabı yapmak yanlış sonuç verebilir.
11. Vergi, harç ve işlem giderlerinde hangi istisnalar bulunmaktadır?
6306 sayılı Kanun kapsamındaki şartları taşıyan dönüşüm işlemlerinde aşağıdaki kalemler bakımından istisna uygulanabilir:
- Noter harçları,
- Tapu ve kadastro harçları,
- Belediyelerce alınan belirli harç ve ücretler,
- Damga vergisi,
- Veraset ve intikal vergisi,
- Döner sermaye ücretleri,
- Destek kapsamındaki krediler nedeniyle alınan banka ve sigorta muameleleri vergisi.
Uygulama Yönetmeliği ayrıca riskli yapı parsellerindeki belirli yeni inşaat alanları için belediye harç ve ücret istisnasının nasıl hesaplanacağını düzenlemektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
İstisna; tapu devri, ipotek, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, ilk satış, tescil veya belediye işlemi gibi farklı aşamalarda gündeme gelebilir. Ancak işlemin 6306 sayılı Kanun kapsamındaki dönüşümle doğrudan bağlantılı olması gerekir.
Pratik Öneri
Noter, tapu veya belediye işleminden önce 6306 kapsamını gösteren belgeler kuruma sunulmalı ve istisna talebi işlem yapılmadan belirtilmelidir. Önce ödeme yapıp daha sonra iade istemek, doğrudan istisna uygulanmasına göre daha uzun ve tartışmalı bir süreç yaratabilir.
12. Kentsel dönüşümde yapılan her işlem vergiden ve harçtan muaf mıdır?
Hayır. Taşınmazın bir dönem riskli yapı olarak kaydedilmiş olması, daha sonra yapılacak her satış, devir, ipotek veya sözleşmenin otomatik olarak muaf olacağı anlamına gelmez.
İşlemin:
- Dönüşüm uygulamasıyla doğrudan ilgili olması,
- Kanundaki kişiler ve işlem türleri arasında bulunması,
- İlk satış veya ilk devir şartını taşıması,
- Riskli yapı parseli ile bağlantısının belgelenmesi,
- Kanundaki alan ve oran sınırlarını aşmaması,
gerekebilir. Gelir İdaresi, hak sahiplerinin taraf olmadığı veya dönüşüm amacıyla doğrudan bağlantı kurulamayan işlemlerde istisnanın uygulanmayabileceğini belirtmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Özellikle KDV bakımından genel ve sınırsız bir muafiyet bulunduğu düşünülmemelidir. Taşınmaz tesliminin veya inşaat hizmetinin KDV karşısındaki durumu, KDV mevzuatına, taşınmazın niteliğine, net alanına ve işlemin taraflarına göre ayrıca değerlendirilir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Müteahhidin “Kentsel dönüşüm olduğu için hiçbir vergi ve harç çıkmayacak” şeklindeki genel açıklaması yeterli değildir. Hangi işlemin hangi kanun maddesi kapsamında istisna olduğu mali müşavir ve hukukçu tarafından ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
13. Devlet destekleri doğrudan malike mi, müteahhide mi ödenir?
Ödeme yöntemi destek türüne göre değişir.
Genel kira yardımları uygun bulunan hak sahiplerinin hesaplarına veya ilgili idare üzerinden hak sahiplerine ödenir. Yarısı Bizden gibi yapım desteklerinde ise ödemeler inşaatın ilerleme oranına ve hakediş sistemine bağlanabilir. Kampanyada ilk ödemenin iş başlangıcında yüzde 30 oranında yapılacağı açıklanmıştır. (Burdur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı)
Ödemenin yükleniciye yapılması, desteğin ekonomik olarak tamamen müteahhide ait olduğu anlamına gelmez. Ödeme malik adına sağlanan yapım finansmanıdır ve maliklerin müteahhide karşı borcu hesaplanırken dikkate alınmalıdır.
Sözleşmede en az şu hususlar açık olmalıdır:
- Toplam inşaat bedeli,
- Devlet hibesinin düşüleceği tutar,
- Kredinin kimin adına kullanılacağı,
- Hakediş ödemelerinin hangi imalat seviyesinde yapılacağı,
- Ödeme durursa inşaatın nasıl sürdürüleceği,
- Sözleşme feshedilirse kullanılan desteğin ve kredinin durumu,
- Fazla veya yersiz ödemeden kimin sorumlu olacağı.
⚖️ GH Hukuk’un Değerlendirmesi
Devlet desteğinin sözleşmede hiç gösterilmemesi veya yalnızca “alınacak destekler müteahhide aittir” şeklinde düzenlenmesi maliklerin ekonomik kayba uğramasına neden olabilir.
Destekler, müteahhidin başlangıçtaki teklifine sonradan eklenen fazladan kazanç değil; projenin maliyetini ve maliklerin borçlanmasını azaltması gereken bir finansman unsurudur.
14. Malikler kendileri için en uygun desteği nasıl belirlemelidir?
Destek seçimi yalnızca “en yüksek tutarı veren program” karşılaştırmasıyla yapılmamalıdır. Her malik için şu sorular birlikte değerlendirilmelidir:
- İnşaat süresince nerede oturacak?
- Müteahhit kira ödeyecek mi?
- Malik ek ödeme yapmak zorunda mı?
- Kredi kullanabilecek gelir ve kredi geçmişine sahip mi?
- Taşınmaz üzerinde mevcut ipotek var mı?
- Malik birden fazla bağımsız bölüme mi sahip?
- Hibe binanın gerçek maliyetinden düşülecek mi?
- Kredi taksitleri teslimden önce mi sonra mı başlayacak?
- Müteahhit işi tamamlayamazsa kredi borcu ne olacak?
Devlet desteği, kötü hazırlanmış bir sözleşmenin yarattığı riski tek başına ortadan kaldırmaz. Müteahhidin mali gücü, teminatlar, tapu devir takvimi, inşaat maliyeti ve devlet destekleri tek bir finansman planı içinde değerlendirilmelidir.
Pratik Öneri
Sözleşme imzalanmadan önce her malik için bir “Mali Haklar Formu” hazırlanabilir. Formda şu bilgiler bulunmalıdır:
Yararlanabileceği kira yardımı
Yararlanabileceği hibe
Kullanabileceği kredi
Taşınma desteği
Müteahhidin kira yükümlülüğü
Malikin yapacağı ek ödeme
Tahmini aylık kredi taksiti
Vergi ve harç avantajları
Bu çalışma, maliklerin aynı sözleşmeye taraf olmasına rağmen mali sonuçlarının neden farklı olabileceğini gösterir.
Devlet Desteği Doğru Sözleşmeyle Gerçek Bir Avantaja Dönüşür
Kentsel dönüşüm destekleri, maliklerin mali yükünü azaltmak ve riskli yapıların daha hızlı yenilenmesini sağlamak amacıyla sunulmaktadır. Ancak başvuru süresinin geçirilmesi, yanlış destek türünün seçilmesi, hakların müteahhide kontrolsüz biçimde bırakılması veya istisnaların sözleşmeye yansıtılmaması hâlinde önemli kayıplar yaşanabilir.
GH Hukuk; maliklerin yararlanabileceği kira, taşınma, hibe ve kredi desteklerinin belirlenmesi, devlet desteklerinin müteahhit sözleşmesine doğru yansıtılması, ödeme ve hakediş sisteminin denetlenmesi ve vergi–harç istisnalarının hukuki yönden değerlendirilmesi süreçlerinde stratejik danışmanlık sağlar.
Önemli not: Bu bölüm genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Destek tutarları, kampanya tarihleri, anlaşmalı bankalar ve başvuru şartları dönemsel olarak değişebilir. Başvuru yapılmadan ve sözleşme imzalanmadan önce somut taşınmaza ait güncel resmî şartlar incelenmelidir.