Kentsel Dönüşümde
doğru başlangıç için uygun müteahhit seçimi için güvenceli sözleşmeler için devlet desteklerinden yararlanmak için süreci güvenle yönetmek için teslim sonrası haklarınız için
GH Hukuk sizinle
Her kentsel dönüşüm kendine özgüdür. Başarıya giden yolu ise strateji, deneyim ve güven belirler.
GH Hukuk Bürosu kurulduğu günden bu yana kentsel dönüşüm avukatı olarak müvekkillerine danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır. Uzmanlaşmış ekibi ile yerli ve yabancı müvekkillerine yüksek kalitede hukuki hizmet sunan, hukuki ihtilafların çözümünde daima müvekkillerin yanında olan ve menfaatlerini koruyan, müvekkillerin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üreten ve strateji belirleyen bir hukuk bürosudur.
Kentsel Dönüşüm Avukatlık Hizmetlerimiz
01
Kentsel Dönüşüm Öncesi Hizmetlerimiz
-
Doğru başlangıç
-
Doğru müteahhit seçimi
Bu adımın hukuki danışmanlık ile atılması, yıllarca sürecek yıpratıcı davaları ve hak kayıplarını önler
02
Kentsel Dönüşüm Sırası Hizmetlerimiz
-
Doğru sözleşmeler ve takip, inşaat gecikmelerini ve hukuki riskleri azaltır.
-
Devlet destekleri ve mali hakların kullanılması süreci kolaylaştırır
-
Hukuki uyuşmazlıkların giderilmesi, Hukuki Danışmanlık ile çok daha stratejik ve planlı olur.
03
Kentsel Dönüşüm Sonrası Hizmetlerimiz
Bina teslimi sonrası
-
Hukuki
-
Teknik
-
İdari konuların uzlaşı ile çözümü
Kentsel Dönüşüm adımları
Kentsel Dönüşümde hangi adımdasınız?
Neden GH Hukuk ?
Bilgi ve deneyimlerimiz ışığında yargılamanın her aşamasında, müvekkillerimizin hassasiyetleri de dikkate alınarak adaletin sağlanması için tüm yasal başvuru yolları ivedilikle ve özenle takip edilmektedir. Analiz, Planlama ve Dava adımları ile hukuki süreçlerinizi profesyonel olarak yönetiyoruz.
Ekibimiz
Dr. Hatice Özçelik
Avukat, Arabulucu
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Uluslararası Özel Hukuk alanında yüksek lisansını University of Wales’de yapmıştır. Türkiye ve Avrupa Birliği’nde Birleşme ve Devralmaların Kontrolü adlı yüksek lisans tezine sahiptir. Londra’da, Monckton Chambers ve Pritchard Englefiel’de staj yapmıştır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ve diğer inşaat sözleşmelerinin hazırlanması, yazılım ve lisans anlaşmaları dahil sözleşmelerin müzakeresi ve sonuçlandırılması alanlarında, kentsel dönüşüm sürecinin başından sonuna kadar yürütülmesinde önemli tecrübelere sahiptir.
2016 yılında Arabulucu olmuş ve Sağlık Hukuku Özel Uzmanlık Eğitimini tamamlamıştır.
İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi’nde İdare Hukuku alanında eğitmen olarak görev almıştır. Halen Medipol Üniversitesi, Meslek Yüksek Okulunda ders vermekte olup, Medipol Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde, Sağlık Hukuku alanında doktorasını 2026 yılında tamamlamıştır.
İyi derecede İngilizce bilmektedir.
Gülsen Sözer
Avukat
İstanbul Hukuk Fakültesi mezunudur. 2015-2017 tarihleri arasında Aktur A.Ş yönetim kurulu üyeliği yapmıştır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri başta olmak üzere diğer inşaat sözleşmeleri, gayrimenkul satış vaadi, kira sözleşmeleri, mal rejimi sözleşmeleri, tedarik, alım satım gibi sözleşmelerin müzakeresi ve hazırlanması; vakıf kuruluşu ve yönetilmesinde; boşanma, mal rejimi, iş hukuku, velayet vesayet, nafaka ve miras, alanlarında önemli danışmanlık ve avukatlık tecrübesine sahiptir.
Aile Hukuku-Mal Rejimleri Hukuki Bilirkişilik Eğitimi, Arabuluculuk Eğitimi almıştır. Sözleşmeler Hukuku, Kentsel Dönüşüm Hukuku alanlarında pek çok seminer ve eğitime katılmıştır.
Yabancı dili İngilizcedir.
Çözüm yaklaşımımız
Dava Süreci
Kentsel Dönüşüm Avukatı olarak, süreci yakından sıkı şekilde takip ediyoruz, müvekkillerimizin tüm haklarını kendi haklarımız gibi korumaya alarak yolumuza devam ediyor ve daima olumlu sonuçlar gözeterek işleyişi sürdürmeye gayret ediyoruz.
Planlama
Kentsel Dönüşüm süreci ile ilgili planlama yapıyoruz, size olası sonuçları bildiriyor ve buna göre hareket ediyoruz.
Analiz
Kentsel dönüşümle ilgili tüm detayları özenle dinliyor, analiz ediyoruz.
Kentsel Dönüşümde Merak Ettikleriniz
GH Hukuk Kentsel Dönüşüm Rehberimizi hemen okuyun.
Farklı sorularınız için
Basında biz
GH Hukuk Rehberleri
Kentsel Dönüşüm Sorularınıza Kısa Cevaplar, Hukuki Dayanaklar
Kentsel Dönüşüm Nedir?
Kentsel dönüşüm, ekonomik ve teknik ömrünü tamamlamış veya deprem riski taşıyan yapıların güvenli ve sağlıklı yapılaşma amacıyla yenilenmesini sağlayan hukuki ve teknik bir süreçtir. Türkiye’de kentsel dönüşüm uygulamalarının önemli bir bölümü 6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülür. Bu süreç yalnızca binanın yıkılıp yeniden yapılmasından ibaret değildir; riskli yapı tespiti, maliklerin karar alma süreci, müteahhit seçimi, sözleşmenin hazırlanması, tahliye, yıkım, yeniden yapım ve hakların korunması gibi birçok aşamayı içerir. Fakat burada önemli olan, sürecin en başında hukuki danışmanlık almaktır. İşler başladıktan sonra çıkan sorunların giderilmesi, telafi edilmesi çok daha zordur. İstanbul kentsel dönüşüm avukatı olarak, bize gelen davalarda en sık karşılaştığımız durum, hukuki danışmanlık almadan yapılmış sözleşmelerin sonunda çıkan mağduriyetlerdir.
Riskli Yapı Tespiti Nedir?
Riskli yapı tespiti, bir binanın deprem veya diğer afetler nedeniyle yıkılma ya da ağır hasar görme riski taşıyıp taşımadığının, mevzuatta belirlenen teknik esaslara göre belirlenmesidir. 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti, Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar tarafından yapılabilir. Riskli yapı tespitinin sonucuna göre binanın kentsel dönüşüm sürecine girmesi ve maliklerin önündeki hukuki sürecin başlaması söz konusu olabilir. Bu işlemlere başlamadan önce maliklerin, kat sahipleriniz aralarında anlaşması süreçi çok daha kolay yönetilebilir hale getirir. Biz de önce uyum öneriyoruz.
Riskli Yapı Tespiti Nasıl Yapılır?
Riskli yapı tespiti, yapı maliklerinin veya kanuni temsilcilerinin başvurusu üzerine, Bakanlık tarafından lisanslandırılmış kuruluşlar tarafından gerçekleştirilir. Binanın mevcut durumu, taşıyıcı sistemi, beton ve donatı özellikleri gibi teknik veriler mevzuatta belirlenen yöntemlere göre incelenerek riskli yapı tespit raporu hazırlanır. Tespit işlemi ve raporlama süreci, 6306 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikte belirlenen teknik esaslara tabidir. Bu resmiyet sonrası kentsel dönüşüm artık yeni bir aşamaya girer. Eğer, kat maliklerie arasında uyum olmadan bu işlem yapıldıysa durum daha da önemli hale geliyor. Onun için önce uyum diyoruz
Karot Almak Zorunlu mu?
Kentsel dönüşüm kapsamında riskli yapı tespiti yapılırken her binadan aynı şekilde ve aynı sayıda karot alınması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmaz. Riskli yapı tespiti, yapının özelliklerine ve mevzuatta belirlenen teknik esaslara göre gerçekleştirilir; gerekli görülen durumlarda beton dayanımının belirlenmesi amacıyla karot numunesi alınabilir. Bu nedenle “karot alınmadı, riskli yapı tespiti yapılamaz” veya “her binadan mutlaka karot alınmalıdır” şeklindeki genellemeler yapmıyoruz, binanın teknik özelliklerinin ve uygulanacak tespit yönteminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyoruz. Sitelerdeki durum daha farklı
E-devletten Riskli Yapı Durumu Nasıl Öğrenilir?
Bir yapının riskli yapı tespitine ilişkin bilgilerine, e-Devlet Kapısı üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “Riskli Yapı Tespiti” hizmeti kullanılarak ulaşılabilirsiniz. E-Devlet’te ayrıca riskli yapı tespitine karşı itiraz için ayrı bir hizmet de bulunmaktadır. Ancak ekrandaki bilginin ne anlama geldiği, riskli yapı tespitinin kesinleşip kesinleşmediği ve bundan sonraki hukuki sürecin nasıl yürütüleceği bizce ayrıca değerlendirilmelidir.
Riskli Yapı Raporuna İtiraz Edilir mi?
Evet, Riskli yapı tespitine itiraz edilebilir. Riskli yapı tespitinin tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde, yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından yapının bulunduğu yerdeki ilgili Müdürlüğe dilekçe verilerek itiraz edilebilirsiniz. Süresi içinde yapılan itiraz, mevzuatta öngörülen teknik heyet tarafından değerlendirilir. İtirazın reddedilmesi veya süresinde itiraz edilmemesi halinde riskli yapı tespiti kesinleşir ve artık bir sonraki kentsel dönüşüm süreci başlar.
Kentsel Dönüşüm Kararı Nasıl Alınır?
Kentsel dönüşüm kararı, yapının hukuki ve teknik durumuna göre farklı usullerde alınabilir. 6306 sayılı Kanun kapsamındaki riskli yapıların bulunduğu parsellerde, yeniden yapım veya dönüşümle ilgili kararlar kural olarak maliklerin arsa payları oranında salt çoğunluğu ile alınır. Buradaki arsa payı oranının önemini vurgulamak isteriz. Karara katılmayan maliklere karar ve teklif bildirilerek kanunda öngörülen süreç işletilir; şartların oluşması halinde karara katılmayan maliklerin arsa paylarının satışı da gündeme gelebilir. Baştan uyum sağlanmayan bir çok projede pay satışı gündeme gelmektedir.
Kentsel Dönüşümde 50+1 nedir?
Kentsel dönüşümde 50+1 olarak ifade edilen kavram, bazı uygulamalarda maliklerin arsa payları oranında hesaplanan salt çoğunluğu ifade eder. Burada önemli olan maliklerin kişi sayısı değildir, gördüğümüz bir çok konuda kişi sayısı gündeme gelmesine rağmen bu salt çoğunluk tanımında esas olan arsa paylarıdır dolayısı ile arsa paylarının yarısından fazlasına sahip olunmasına bakılır. Riskli yapıların bulunduğu parsellerde 6306 sayılı Kanun kapsamında yeni uygulamaya ilişkin kararlar, ilgili şartlar çerçevesinde hisseleri oranında maliklerin salt çoğunluğu ile alınabilir. Bu nedenle “50+1” denildiğinde, her durumda maliklerin yarısından bir fazlasının imzasının yeterli olduğu düşünülmemeli; uygulamanın niteliği, riskli yapı tespitinin durumu ve arsa payları birlikte değerlendirilmelidir.
Katılmayan Malik Ne Olur?
Kentsel dönüşüm sürecinde alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları, kanunda öngörülen şartların oluşması halinde satış sürecine konu olabilir. Salt çoğunlukla alınan karar ve anlaşma şartları, karara katılmayan maliklere bildirilerek kendilerine 15 gün süre verilir. Bu süre içinde kararın kabul edilmemesi halinde, mevzuatta öngörülen usulle arsa payının açık artırma yoluyla satışı gündeme gelebilir. Bu nedenle katılmayan malikin haklarını koruyabilmesi için kendisine yapılan bildirimin içeriğini ve yasal süreleri dikkatle değerlendirmesi önemlidir. Burada da en çok verilen 15 günlük sürenin aşımı karşımıza çıkmaktadır.
Hisse Satışı Nasıl Yapılır?
Kentsel dönüşümde hisse satışı, karara katılmayan maliklerin arsa paylarının, 6306 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikte belirlenen usule göre satılmasıdır. Öncelikle salt çoğunlukla alınan karar ve anlaşma şartları ilgili maliklere bildirilir; ardından gerekli belgelerle birlikte ilgili Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne veya yetkili idareye başvurulur. Satılacak arsa payının değeri belirlenir ve satış, mevzuatta düzenlenen açık artırma usulü çerçevesinde gerçekleştirilir. Satış bedelinin yatırılmasının ardından payın yeni malik adına tapuda tescili yapılır. Zorunlu durumlarda, hisse satışları karşılaştığımız bir durum olmakla birlikte bu durumun, tüm süreci uzattığına da şahit oluyoruz.
Maliklerden biri imza atmazsa ne olur?
Kentsel dönüşümde maliklerden birinin sözleşmeyi imzalamaması, tek başına dönüşüm sürecini her durumda durdurmaz. Riskli yapı bulunan parsellerde kanunda öngörülen çoğunluğun sağlanması halinde, karara katılmayan malik bakımından da mevzuatta öngörülen bildirim ve hisse satışı süreçleri gündeme gelebilir. Ancak burada yalnızca “kaç kişi imza attı?” sorusuna bakmak yeterli değildir; Biz bu gibi durumlarda maliklerin arsa payları, alınan kararın hukuka uygunluğu, sözleşme şartları ve yapılan bildirimleri birlikte değerlendiriyoruz.
Müteahhit Nasıl Seçilir ?
Kentsel dönüşümde müteahhit seçimi en kritik adımların başında geliyor. Müreahhit seçerken sadece önerilen daire veya metrekare paylaşımına bakılmamalıdır. Müteahhidin yapı müteahhitliği yetki belgesi, mali ve teknik yeterliliği, daha önce tamamladığı projeler, iş deneyimi, finansal gücü, devam eden projeleri ve referansları araştırılmalıdır. Ayrıca tekliflerin arsa payı paylaşımı, teslim süresi, teminatlar, gecikme halinde uygulanacak hükümler ve sözleşme şartları birlikte karşılaştırılmalıdır. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü de yüklenici seçimi ve sözleşme içeriğinin esas olarak maliklerle müteahhit arasındaki özel hukuk ilişkisi olduğunu belirtmektedir.
Müteahhit sözleşmesinde hangi maddeler olmalı?
Kentsel dönüşüm sürecindeki en önemli sözleşmeye olan müteahhit sözleşmesinde, yapılacak işin kapsamı ve teknik şartların yanı sıra arsa payı veya bağımsız bölüm paylaşımı, teslim tarihi, gecikme halinde uygulanacak cezai şartlar, teminatlar, ruhsat ve proje sorumlulukları, kullanılacak malzeme ve kalite standartları, yapı denetimi, iskân, vergi ve masraflar, vekâletnamenin kapsamı, sözleşmenin feshi ve uyuşmazlıkların çözümü gibi konular açıkça düzenlenmelidir. Özellikle teslim süresi, teminat, gecikme cezası, müteahhidin borçları ve fesih şartlarının belirsiz bırakılması ileride ciddi uyuşmazlıklara yol açabileceğinden, sözleşmenin imzalanmadan önce hukuki açıdan incelenmesini çok önemli buluyoruz.
Müteahhit sözleşmesi fesh edilebilir mi?
Evet, kentsel dönüşüm kapsamında müteahhit ile yapılan sözleşmenin feshi, belirli şartların oluşması halinde mümkün olabilir. Özellikle müteahhitten kaynaklanan nedenlerle yapım işine başlanmaması veya başlayan işin mevzuatta belirtilen şartlarda durması halinde, 6306 sayılı Kanun kapsamında sözleşmenin feshi gündeme gelebilir. Bunun yanında sözleşmenin kendi hükümleri ve genel özel hukuk kuralları da önem taşır. Fesih sürecinde sözleşmenin içeriği, maliklerin arsa payları, alınması gereken çoğunluk ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kadıköy'de kentsel dönüşümde imar artışı var mı?
Kentsel dönüşüm her zaman imar artışı anlamına gelmez. Kadıköy’de yeni yapının emsal, kat yüksekliği, TAKS, çekme mesafeleri ve diğer yapılaşma koşulları, parselin yürürlükteki imar planı ve plan notlarına göre belirlenir. Bu nedenle “Kadıköy’de kentsel dönüşümde otomatik imar artışı var” demek doğru değildir. Bir parsel için gerçek yapılaşma hakkı, güncel imar durumunun ve varsa özel plan kararlarının ayrıca incelenmesiyle belirlenmelidir.
Kadıköyde site bazlı dönüşüm nasıl yapılır?
Site bazlı dönüşüm, birden fazla parselin veya binanın birlikte değerlendirilerek daha bütüncül bir proje kapsamında dönüştürülmesidir. Ancak bunun nasıl uygulanacağı; parsellerin hukuki ve imari durumuna, maliklerin kararlarına, mevcut kat mülkiyeti ve arsa paylarına ve uygulanacak dönüşüm modeline göre değişir. Bu nedenle site bazlı dönüşümde yalnızca müteahhit seçimi değil, parsellerin birlikte değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, imar hakları, maliklerin hakları ve sözleşme yapısının baştan doğru kurulması önem taşır. 6306 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında farklı uygulama modelleri bulunabilmektedir.
Bağdat Caddesi'nde şerefiye nasıl hesaplanır?
Bağdat Caddesi’nde şerefiye, yeni projedeki bağımsız bölümlerin birbirinden kaynaklanan değer farklarının belirlenmesidir. Hesaplamada yalnızca metrekare değil; kat, cephe, deniz veya açık manzara, güneş alma, gürültü, balkon/teras, daire planı, otopark ve depo gibi değer unsurları birlikte değerlendirilir. Amaç, aynı büyüklükte olmayan veya aynı konum ve özelliklere sahip olmayan bağımsız bölümler arasındaki değer farkını objektif biçimde ortaya koymaktır. Özellikle Bağdat Caddesi gibi kat ve manzara farklarının taşınmaz değerini önemli ölçüde etkileyebildiği bölgelerde şerefiye hesabının proje ve sözleşme aşamasında açıkça belirlenmesi önemlidir.
Bostancı'da dönüşümde kat eksilir mi?
Kentsel dönüşümde kat sayısının mutlaka azalacağı veya mevcut kat sayısının aynen korunacağı şeklinde genel bir kural yoktur. Bostancı’da yeni binanın kat sayısı; parselin güncel imar planı, emsal/KAKS, TAKS, bina yüksekliği, çekme mesafeleri ve parsel özelindeki plan kararlarına göre belirlenir. Bu nedenle mevcut binanın örneğin 7 katlı olması, yeni binanın da mutlaka 7 katlı olacağı anlamına gelmez. Yeni projenin ruhsatlandırılabilir yapılaşma koşulları incelenmeden kat sayısı konusunda kesin sonuca varılmamalıdır.
